Piraye'de Nazım Olmak
Nazım Hikmet'in aşka aşık bir adam olduğunu çoğu Nazım okurları bilir zaten. Nazım bir kadına baktığında kadına değil de; kadının onda oluşturduğu hislere, o yangına aşık olurmuş. Durum böyle olunca o yangın yerine küllerini bırakınca bir rüzgar eser ve küller yerinde başka bir kadına ait yangın alevlenirmiş.
Nazım'ın çoğu şiiri de Piraye'yedir zaten. Onun şiirleri Piraye dilindedir. Başka kimsenin anlamadığı anlayamayacağı bir dil. İnsan Piraye'nin mektuplarını okudukça nasıl kıyılır böyle bir sevdaya diyor. İnanın bu kitabı okursanız Piraye'nin mektuplarında Piraye'yle birlikte ağlayacak, onunla birlikte tekrar tekrar Nazım'ın o deniz mavisi derin gözlerine aşık olacaksınız. O'nunla birlikte Nazım'a küsecek, mavi gözlerine dayanamayıp tekrar affedeceksiniz.
Kısaca Nazım Hikmet'ten bahsetmek gerekirse; kimine göre vatan haini, kimine göre ise Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi evrensel şairlerinden. İdeal komünist bir beyefendidir kendileri. Kuşkusuz kadınlarını kendine çeken o derin deniz gözleriydi. Komünizm propagandasında tutuklanıp ceza evine gönderilmiş ve aftan yararlanarak tekrar çıkmış daha sonrasında ise Rusya'ya gitmiş. Bir nevi kaçtığını söyleyenler de var elbette. Daha sonra da Sofya, Moskova ve Varşova'da yaşamış. Bu derin deniz gözlü şairimiz 1963 yılında Moskova'da vefat etmiş.
Piraye'miz ise babasının istekleri üzerine diş hekimi olmuş. Üniversite'de tanıştığı yakın arkadaşıyla evlenip, iki çocuk annesi olmuş. Nazım'la tanıştıran o büyük aşkın yapıcısı Nazım'ın kız kardeşi Samiye'dir. Nazım'a ilk gördüğü anda vurulmuş zaten ama Nazım'ın ailesi Piraye'yi kendilerine uygun görmemişler. -İki çocuğu var diye- Gönülün ferman dinlemeyeceğini bildiklerinden 1935 yılında evlenmişler.
16 yıllık evliliklerinin sadece 3 yılı beraber geçmiş. Nazım Hikmet'i Nazım Hikmet yapan kadındır Piraye.
Aşkın Nazım dilindeki karşılığı.
"Aşkından ölmüşte yine de dönmemiş Nazım'a"...



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder